01.12.2011

EĞİTİMİN TEMELİ ÖĞRETMENDİR

“24 Kasım 1928 tarihinde açılan Millet Mektepleri ile okuma yazma seferberliği başlatılmış, Atatürk bu çalışmalara Başöğretmen sıfatıyla katılmıştır. Millet Mektepleri’nin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri “Öğretmenler Günü” olarak kutluyoruz. 30. yılını idrak ettiğimiz bu önemli günümüz kutlu olsun.
 
Öğretmenlik mesleği “ meslek idealizmi” içeren fedakârlık, vefakârlık, özverili duygu ve düşünceleler etrafında icra edilen bir meslektir. İnsanın dünyasında önemli yeri olan eğitim ve öğretimin; çocukluktan-erişkinliğe kadar devam eden süreçtir. Bu süreçte bilginin varlığı araştırılır. Bilgiye ulaşma, bilgiyi yenileme, kültür birikimini geliştirme, yönünde büyük gayret gösterilir. Meselenin özü: Eğitim-öğretim-kültürdür. Bu bakımdan öğretmen yetiştirme ve öğrenci yetiştirme kurumlarına: Türk toplumunun kalkınmasında görev ve rol alacak insan unsurunu yetiştiren kurumlar olarak bakmak gerekir.
 
Cumhuriyet rejiminin kuruluş ve ilk gelişim yıllarına rastlayan dönemde, önemli  yeni düşünce ve yaşayış biçimlerinin tanıtılmasında öğretmenlerin oynadığı rol unutulmaz. Bugün çocuklarımıza(öğrencilerimize) övünerek anlattığımız toplumsal ve kültürel atılımlar öğretmenlerin meslek idealizmiyle var güçleriyle çalışmalarıyla gerçekleştirilmiştir.
 
Öğretmenliğimin amaç ve ilkesi olarak kabul ettiğim, Cumhuriyet Dönemi’nin genç yaşta kaybettiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’nin 1925’te öğretmenlere hitaben sözüdür. Diyor ki: “ Okuttuğundan çok okumayan bir öğretmen çabuk yıpranır, ihtiyarlar ve bezginlik getirir. Araştırmaya, incelemeye düşkün ak saçlı bir öğretmen, devamlı genç ve dinçtir.” İşte bu anlamlı söz benim unutamadığım söz olmuştur.
 
Değerli Meslektaşlarım,
Eğitimin temeli öğretmendir. Öğretmen faktörü neden önemli? Okullarımızı çağdaş(modern), eğitici teknolojik bilgilerle donatmak çetin bir meseledir. Bu duygu ve düşünceler ışığında Atatürk’ün Milli Mücadele’den sonra, “Paşam işte memleketi kurtardınız, artık ne yapmak istersiniz? diye soranlara, “ Şimdi Maarif Vekili olup memlekete hizmet etmek isterim. Yol gösterici telkinleri, sadece öğretmenlere olan ihtiyacı dile getirmekte aynı zamanda kültür kurumlarının yaygınlaşmasını da işaret ediyordu.”
 
Öğretmenlik toplumun aydınlanması için doğrudan etkili bir meslektir. Öğrencilerimizin bilgili, görgülü, milli ve manevi değerleri sahiplenen, memleket sorunlarını irdeleyen idealist genç kuşakların yetişmelerine en yakın insan da öğretmendir. Bu bağlamda öğretmeni belli temel ilkeler, hedefler etrafında toparlayabilmek, mesleki alan bilgisi, pedagojik formasyonu, genel kültürü içeren mesleki kitaplar ve dergileri okumakla birlikte internet ağından da yararlanmak mesleki kazancımızdır. Öğretmenin okuyan, okuduğunu öğrencileriyle paylaşan ve yorumlayan;  edilgen değil; etken, ve aksiyoner bir eğitimci olmasını isterim. Çünkü, okuyan insan gören insandır.  Aynı durumda anne ve babalara da bu konuda önemli görevler düşüyor. Çocuklarının kitap okumasını teşvik etmeleri gerekiyor.  Çünkü okul ve aile birbirlerini bütünleyen iki önemli unsurdur.
 
Fikri ve teknolojik kalkınmanın temel şartı olan eğitim ve öğretimin kalitesi bir toplumun dünya üzerindeki yerini belirler. Bir milletin çağdaş,  sanayileşmiş ve refah seviyesi yüksek ülkeler düzeyine ulaşabilmesi için eğitimin bilimsel yöntemlerle yapılması ile mümkündür. Kültür, sanat, bilim, teknoloji ve ekonomik alanlarda kalkınmış, ilerlemiş olan  uluslar, eğitim ve öğretim sorunlarını çözmüş toplumlardır. Çünkü hep bunlar bilgi toplumunun göstergeleridir.
 
Eğitimin temeli öğretmendir. Ancak öğretmenlerin sorunları da çözülmeden, eğitimin sorunları çözülemez!.. Türk Milli Eğitiminin ve Türk Sanatının Felsefesi üzerinde  durulmuş ama gerçek anlamda, ulusal içerikte, detaylı biçimde durulmamıştır. Konuyu fazla uzatmadan yüzyılın birikimini, tortularını, sancılarını kafalarımızdan atmanın zamanı gelmiştir.
 
Eğitime yön verenler, siyasal ve sosyolojik piramitin üstünde yer alanlar şunu kesinlikle unutmamalı: “ Atanmışı, emeklisi ve atama bekleyeniyle öğretmenleri mutlu etmeyen , öğretmenlerin sorunları çözülmeden, eğitimin sorunları çözülemez!...”

Günümüzde “Öğretmen Geliştirme Stratejisi Çalıştayı” başlığında eğitim adına önemli bir adım atılıyor. Öğretmen yetiştirilmesi, KPPS’nin içeriği, özlük hakları, emekli maaşlarının artırımı, istihdam planlanması, parçalanmış öğretmen aileleri gibi  diğer sorunlar çözüm bekliyor Ümit ediyor ve bekliyoruz.
 
Değerli Meslektaşlarım,
Öğretmenler Günü, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz arasındaki sevgi ve saygının doruk noktasına ulaştığı bir gündür. Bu özel günün anlam ve önemi açısından bakıldığında öğretmene gösterilen saygının aslında topluma verilen değerin bir göstergesi olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Bu bakımdan öğretmenler günü, fedakâr, vefakâr öğretmenlerimizin değerini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür.
 
Sözlerimi bitirirken, öğretmeni şöyle tanımlıyorum: Öğretmen bir eğitimci, bir eylem adamı, bilimsel düşünen, kültür ve sanatla ilgilenen, araştıran, yol gösteren, bilgilendiren bir idealisttir.
 
24 Kasım Öğretmenler Günü  tüm öğretmenlerimize kutlu olsun. “